- Boğaz’da Gün Batımı Turu
- Grup Gün Batımı Turu — €34
- Boğaz’da Evlenme Teklifi
- İstanbul’da Düğün Yatı Kiralama
- Yatta Doğum Günü Partisi
- İstanbul’da Bekarlığa Veda Yatı Kiralama
- Yatta Mezuniyet Partisi
- İstanbul’da Kurumsal Yat Kiralama
- İstanbul’da Boğazda Yüzme Turu
- Boğaz’da Yat Partisi ve Etkinlikler
- Haliç Turu (Özel)
- Yılbaşı Yat Kiralama
- Tüm Hizmetler
★ 4,9-5,0700+ dogrulanmis yorum: Google, Viator, GetYourGuide
TÜRSAB A-805Belgeli acente — kendiniz dogrulayin
1967’den beriTurizmde aile isletmesi
Ücretsiz iptalKalkistan 24 saat oncesine kadar, tam iade
Adalar aslında ne?
Marmara Denizi’nde, şehrin yaklaşık bir saat güneydoğusunda duran dokuz ada; dördünde yaşanıyor ve gezilebiliyor. Bizans döneminde gözden uzak tutulmak istenenlerin gönderildiği yerdi, sonra varlıklı İstanbul ailelerinin yazlık yaptırdığı yer oldu, bugün ise şehrin hiçbir şeyin acelesi olmayan tek köşesi.
Her şeyi değiştiren ayrıntı şu: özel araç giremiyor. Yürüyerek, bisikletle ya da elektrikli araçla dolaşıyorsunuz. Trafik yok, korna yok. On altı milyonluk bir şehirden bir saat uzaktaki yerin başka bir on yıl gibi hissettirmesinin sebebi tek başına bu kural.

Gezilebilen dört ada
Büyükada — büyük olan
En büyüğü ve en çok gidileni; “adalar” denince çoğu günübirlik turun kastettiği ada. Çam ormanı, kimi görkemli kimi dökülen ahşap köşkler ve tepedeki Aya Yorgi’ye çıkış — yukarıdan sudan öteye şehre bakıyorsunuz. Temmuz-ağustosta kalabalık, yine de değer.
Heybeliada — yüzülen ada
Daha sakin, daha yeşil ve suya girmek için gelenler için dördünün en iyisi. Küçük plajlar, korunaklı koylar; bir de adaya karakterini veren Deniz Lisesi ve tepedeki ruhban okulu. Grubunuzda müzeden çok deniz isteyen biri varsa en mutlu olacağı yer burası.
Burgazada — küçük olan
Daha da küçük ve doğrudan İstanbul silüetine bakan ada — açık bir akşamüstü, dört ada içinde şehrin en güzel göründüğü yer burası. Suya girilecek birkaç sakin nokta ve görülüp işaretlenecek pek bir şey yok; zaten olay da bu.
Kınalıada — en yakın olan
Karaya en yakın ve dördünün en çıplağı; adını veren kızıl toprağıyla. Daha az ağaç, daha az kalabalık ve vaktiniz darsa en kısa geçiş.
Nasıl gidilir: vapur mu, özel yat mı?
Bunu açık konuşalım, çünkü iki cevap da geçerli.
Vapur ucuz, sık ve adaları görmek için gerçekten iyi bir yol. Şehirden ada iskelelerine tarifeli çalışıyor, nereden bindiğinize göre bir ila bir buçuk saat sürüyor ve sizi gittiği kasabanın ortasına bırakıyor. Bir-iki kişiyseniz ve fiyat belirleyiciyse vapura binin.
Özel yat ise vapurun veremediği şeyi veriyor: adaların arasındaki suyu. Vapur iskeleden iskeleye gider. Yat bir koyda demirler, yüzme merdivenini indirir, siz yüzerken bekler ve sonra sizi tarifenin bittiği yere değil gerçekten olmak istediğiniz yere bırakır. Kaçırılacak son vapur derdi yoktur, öğle yemeği güvertede olur.
Adalar günü tam gün kiralama demek — özel kiralama saatlik 150 EUR’dan başlar, asgari iki saat, ama adalar günü ister. Yaklaşık dokuz kişiden sonra yat, paylaşımlı bir şeyden koltuk almaya göre kişi başı da ucuza geliyor. Tam gün farklı fiyatlanıyor: altı saat ve üzeri kiralamalarda saatlik ücret 120 EUR'dan başlıyor, çünkü yat ve mürettebat bir akşam için değil bütün gün sizin. Yüzme günü genelde altı ya da sekiz saat oluyor; isteğinize göre daha kısa da tutabiliriz, uzatabiliriz de.
Gün kasabalardan çok suyla ilgiliyse koylar başlı başına bir konu — Adalar’da yüzme rehberine bakın.
Ne zaman gidilir?
Su istiyorsanız haziran-eylül. Adaları kendinize istiyorsanız ve kuru kalmaya razıysanız mayıs ve ekim. Yaz ortasında hafta sonları adaların en kalabalık hâli; hafta içi aynı paraya belirgin biçimde başka bir deneyim.
Geceyi de orada geçirmek
Adalar aynı zamanda konaklamalı bir programın doğal ikinci günü: yatın hem oteliniz hem ulaşımınız olduğu, bir gün Boğaz‘da, bir gün adaların açığında demirli, bir gün tarihi yarımadada geçen ve aralarına otel giriş-çıkışı girmeyen bir plan. Tüm yat için gecelik 1.400 EUR’dan başlıyor; kahvaltı ve bağlama dahil.
Karada gerçekten görülmeye değer olanlar
Büyükada
Aya Yorgi adanın en yüksek tepesinde. Çıkış dik ve gölgesiz, merkezden yürüyerek otuz-kırk dakika; tepedeki küçük kilise aslında asıl mesele değil, manzara bütün takımadayı görüyor. Yol boyunca insanlar kurdele ve iplik bağlıyor — ziyaretçilere gösteri değil, yaşayan bir âdet.
Rum Yetimhanesi, kuzey tarafta sudan görünen devasa ahşap yapı — Avrupa’nın en büyük ahşap binası, 1964’ten beri boş ve havayla verdiği mücadeleyi yavaşça kaybediyor. İçine girilmiyor ve karadan çok denizden etkileyici.
Troçki’nin evi, yani Yanaros Köşkü, 1929’dan sonraki ilk sürgün yıllarını geçirdiği ve Rus devrimi tarihinin büyük kısmını yazdığı yer. Bugün tel örgü arkasında bir harabe; ismin sizin için bir anlamı varsa sapmaya değer.
Ana caddeler boyunca sıralanan ahşap köşkler asıl müze — geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet yazlıkları, kusursuzundan çökmek üzere olanına kadar her hâlde; ada hakkında tek bir anıttan çok daha fazlasını anlatıyorlar.
Heybeliada
Ruhban Okulu adanın en yüksek tepesinde. 1844’ten 1971’de kapatılana kadar Ortodoks din adamı yetiştirdi ve o gün bugündür kapalı; bina ve bahçesi hâlâ bakımlı, çamların arasından yukarı yürüyüş ise siyasetle hiç ilgilenmeseniz de gitme sebebi. Deniz Lisesi iskeleye yakın kıyıyı kaplıyor ve adaya ikinci karakterini veriyor.
Burgazada
Sait Faik Abasıyanık Müzesi, yazarın yazlarını geçirdiği ev; büyük ölçüde bıraktığı gibi duruyor. Küçük, yirmi dakika sürüyor ve Türk edebiyatına azıcık ilginiz varsa dört adadaki en atmosferli yer.
Kınalıada
Adanın köklü bir Ermeni cemaati ve merkezinde Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi var. Cami ise başka bir sebeple görülmeye değer — tarihî bir yapı değil, modern mimari örneği ve insanların bir Prens Adası’nda bekledikleri şeye hiç benzemiyor.
Yürüyüş ve trekking
Araba yok, yollar sakin ve adalar düzgün yürünecek kadar küçük. Üç rota emeğe değer:
Büyükada, iki tepe. Ada iki yükselti üzerine kurulu. Aya Yorgi çıkışını alıp sonra inip Dil Burnu’na doğru geçen bir tur normal tempoda yaklaşık üç saat, büyük kısmı çam altında. Su alın; çıkışın kendisinde gölge neredeyse yok.
Heybeliada, ada turu. Adanın çevresini dolanan tek bir yol var, kabaca sekiz kilometre, neredeyse tamamı çam ormanı ve deniz yol boyunca sağınızda. Herkesin yapabileceği kadar düz ve üçü içinde tırmanmaktan çok yürümek için en iyisi. İki – iki buçuk saat.
Burgazada, tam tur. Üçünün en kısası, yaklaşık iki saat, ve doğal olarak batıdaki Kalpazankaya’da bitiyor — zaten geç öğleden sonra olmak isteyeceğiniz yer orası.
Büyükada ve Heybeliada’da bisiklet kiralanıyor; yürümek asıl amaç değilse tur yollarını almanın mantıklı yolu bu. Her hâlükârda düz ayakkabı — ada yolları yer yer arnavut kaldırımı.
Yeme içme
Dört adada da güvenilir düzen aynı: vapur iskelesinin çevresinde toplanmış balık restoranları, önce meze, sonra o sabah ne geldiyse o, ve karadaki muadiline göre belirgin biçimde yüksek bir hesap — çünkü her şey tekneyle geldi. Takas bu ve genelde değer.
İskelelerden uzaklaşınca seçenek hızla azalıyor. Büyükada’da en fazla seçenek ve en fazla turist fiyatı var. Heybeliada ve Burgazada’da birkaç yer var ve yaz dışında beklediğinizden erken kapanıyorlar. Kınalıada dördünün en incesi.
Bilmeye değer iki şey. Burgazada’da Kalpazankaya çoğu insanın hatırladığı yemek oluyor — tabakta ne geldiğinden çok nerede oturduğu için; öğlene değil gün batımına ayırın. Bir de Büyükada’da dondurma turist vergisi değil, gerçek bir yerel kurum; saat kulesi çevresindeki yerler bu işi kuşaklardır yapıyor.
Günü bizimle geçiriyorsanız alternatif, demirliyken yatta yemek: bir meze masası ya da tam bir öğle yemeği, siz yola çıkmadan ayarlanır ve onaylamadan önce fiyatlanır. Grupların çoğu ikisinden birer tane yapıyor — koyda yatta öğle yemeği, akşam yatın bıraktığı yerde karada.
Sıkça Sorulan Sorular
Adalar’a ulaşmak ne kadar sürüyor?
Vapurla kabaca bir ila bir buçuk saat; hangi adaya gittiğinize ve hangi iskeleden bindiğinize göre değişiyor. Karaköy’den özel yatla geçiş benzer sürüyor ama saat daha az önemli oluyor, çünkü dönüş seferine bağlı değilsiniz.
Bir günde birden fazla ada gezilir mi?
Vapurla mümkün ama sıkışık; günün epey bir kısmı aktarma beklemekle geçer. Yatla kolay — adalar arası geçişler kısa olduğu için bir gün rahatlıkla bir adanın açığında yüzme molası, başka bir adada karaya çıkış alabiliyor.
Gerçekten hiç araba yok mu?
Özel araç yok. Ulaşım yürüyerek, bisikletle ya da elektrikli araçla; hizmet ve acil durum araçları istisna. Adaların o havayı vermesinin sebebi bu.
Tek günümüz varsa hangi adayı seçmeliyiz?
İlk kez geliyorsanız ve klasik hâlini istiyorsanız Büyükada — köşkler, çam ormanı ve Aya Yorgi çıkışı. Sessizlik ve yeşil istiyorsanız Heybeliada. En küçüğünü ve şehre bakan en iyi manzarayı istiyorsanız Burgazada. Yatla giderseniz aslında seçmek zorunda değilsiniz, çünkü adalar arası geçişler vapur aktarması değil birkaç dakika.
Adalar’a yatla gitmek vapura göre değer mi?
Tamamen ne istediğinize bağlı. Bütçeyle ilk kez görmek için doğru cevap vapur, bunu da açıkça söyleriz. Koylarda yüzmek için, dokuz kişi ve üzeri bir grup için ya da içinde tarife olmayan bir gün için yat, aynı şeyin pahalısı değil başka bir gezi.
Adalar’da bir gün için ne giymeliyiz?
Her şeyden önce düz ayakkabı — ada yolları yer yer arnavut kaldırımı ve Büyükada bir yokuş. Onun dışında hava durumunun söylediğinden bir kat fazlası, çünkü geçiş sokaklardan rüzgârlı; gün ortasında yürüyecekseniz güneş koruması.